Yılın Bilim İnsanı Kurtuluş’tan deprem uyarısı!

Kocaeli Üniversitesi bünyesinde uzun yıllardır önemli çalışmalarda bulunan ve jeoloji alanında hayata geçirdiği projelerle, araştırmalarla dikkat çeken Prof. Dr. Cengiz Kurtuluş, gazetemiz tarafından düzenlenen ‘Doruktakiler 2016’ değerlendirmelerinde ‘Yılın Bilim İnsanı’ kategorisinde ödüle layık görüldü.

DAHA ÖNCE UYARMIŞTI

Aslında Cengiz Hocamızın yaptığı çalışmaların önemini 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem öncesine gidersek daha iyi anlayabiliriz. Zira Cengiz Bey, o dönemde yaptıkları çalışmalar, analizler, ölçümlerle ilgili sonucu basın yolu ile kamuoyuna aktarmış, yetkililerden olası bir depreme hazırlıklı olmalarını istemişti.

GEMLİK-BANDIRMA FAYI

Cengiz Hoca, şimdi bir kez daha uyarıyor: “Kocaeli’yi ilgilendiren en büyük tehlike Kuzey Anadolu fayının orta kolu üzerinde bulunan Gemlik-Bandırma arasındaki bölgede oluşacak büyük bir depremden kaynaklanıyor. Bölgede çok büyük bir deprem 1895’ten bu yana yaşanmadı. Bu nedenle burada 7 ve üzeri bir deprem beklenmiyor. Bu depremin süresi de doldu. Olması durumunda Gemlik düzlükleri haritadan silinecek.”

“HASAR BÜYÜK OLABİLİR”

“Burada oluşan depremden çıkacak dalgalar Kocaeli’de zayıf zemin koşullarına yakın bölgelerde ve 1999 depreminde projesine uygun onarılmayan yapılarda büyük hasar oluşturacak. İstanbul’da oluşacak 7 ve daha fazla büyüklükteki deprem, Kocaeli’de büyük hasarın ortaya çıkmasına neden olabilir…”

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1959 yılında Hatay’da dünyaya geldim. İstanbul’da ikamet ediyorum. 1970 yılında İstanbul Pertevniyal Lisesi’ni tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Jeofizik Bölümü’nü 1975 yılında tamamladım. Yüksek lisansımı 1978 yılında İstanbul Üniversitesi’nde ve aynı yıl Gerogetown Üniversitesi’nde tamamladım ve dil eğitimi aldım. İstanbul Üniversitesi’nde 1990 yılında doktoramı tamamladım. Aynı yıl Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım.

Göreve başladığınızda Kocaeli’de ne gibi faaliyetlerde bulundunuz?

1997 yılında İzmit’in gürültü haritasını çıkarttık. Türkiye’de ilk defa İzmit ilçesinde bu iş yapılmış oldu. İzmit’in en gürültülü yerleri D-100 Karayolu civarında 87 desibel olarak hesaplandı. En gürültüsüz yeri ise eski İstanbul yolu üzerinde bulunan Asri Mezarlık’ta 48 desibel olarak ölçülmüştü.

Yine 1998 yılında İzmit’te radon gazı ölçme çalışmaları yaparak kanser hastalığı ile ilişkisi araştırıldı. Ölçüm sonuçlarında insan sağlığını etkileyebilecek en düşük sınırın çok altında olduğu ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla radon gazının İzmit’te akciğer kanserine neden olmadığı anlaşıldı.

Kocaeli’de depremle ilgili hangi çalışmaları yaptınız?

1998 yılında Kocaeli’nin tüm ilçelerindeki heyelan alanları incelenerek haritalandırıldı. İzmit Körfezi’nin sığ sismik çalışmalarla tektonik yapısı ve deprem durumu ortaya çıkartıldı. Bir deprem olması durumunda kentin hangi bölgelerinin daha çok zarar göreceği, hangi bölgelerinin sağlam olduğu ayrıntılı bir şekilde araştırıldı. 1998 yılında deprem çalışmaları için fay hatları boyunca radon gazı periyodik ölçüm istasyonları kuruldu. Deniz ve kuyular içerisinde su seviye tespitleri sıcaklık ölçme çalışmaları başlatıldı. Bina zemin ilişkisi araştırması yapmak için zemin ve bina periyotları ölçüldü. Bu çalışmalar Marmara Depremine kadar devam ettirildi.

Marmara depremi öncesi uyarıda bulunmuştunuz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Deprem öncesi yapılan çalışmalardan elde edilen verilerin sonuçları basın yoluyla halka duyuruldu ve depremin çok yakında olacağı konusunda uyarılar yapıldı. 1999 depreminden sonra bölgemizde oluşan fay ve kırık hatları ile zemin koşulları yeniden incelendi, güvenli bölgeler tespit edildi. İzmit-Sapanca koridoru boyunca zemin araştırmalarına hız verildi. Alikahya dahil olmak üzere bu bölgenin jeolojik, jeofizik ve jeoteknik araştırmalarla zeminleri incelendi. Kocaeli’nin bütün ilçelerinin zemin yapıları ve mühendislik özellikleri jeolojik gözlemler jeofizik ölçümler ve jeoteknik deneylerle belirlendi. Yüzey sularında ağır metal oranları yıllık periyotlarla incelendi. Kocaeli’de yer alan tüm kaya türlerinin ultrasonik dalga hızı ölçüm tekniği ile fiziksel, fizikomekanik ve mühendislik özellikleri incelendi. 2000 yılında Kocaeli genelinde zeminlerin taşıma gücü üzerine çalışmalar yapılarak deneysel taşıma gücü bağlantıları ortaya çıkartıldı.

Depremle ilgili devam eden çalışmalarınız nelerdir?

2016 yılında AFAD’ın şu ana kadar yaptırmış olduğu en büyük projesini üniversite olarak aldık. Türkiye’nin tümünde sismik istasyonların yer yapısını belirlemek ve depremlerle ilişkilendirmek için çeşitli yöntemler uygulayarak arazi ölçümlerini bitirdik. Şu anda değerlendirme çalışmalarımız devam ediyor.

2016 yılının sonlarında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, AFAD ve üniversite olarak mahalle bazında afet eğitimi projesini başlattık, Bu konudaki proje çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışmada mahalle halkına afet bilinci hakkında bilgiler verilecek. Afet gönüllülerinden bir ekip oluşturulacak, yapılacak çeşitli tatbikatlar ve düzenlenecek deprem senaryoları ile afet bilinci pekiştirilecek. Dolayısıyla bir afette zararın en aza indirilmesi için çalışmalar yapılacak.

Yapılan çalışmalar sonucu önümüzdeki günlerde Kocaeli’yi ya da Marmara Bölgesi’ni etkiyecek bir deprem görünüyor mu?

Son günlerde Çınarcık çukurcuğu civarlarında ve Marmara Bölgesi’nde ufak depremler yaşanıyor. Özellikle Kocaeli’yi ilgilendiren Çınarcık çukurundaki depremlerin oluş mekanizması ve ters atımlı faylarla karakterize edilmesi nedeniyle bunların kuzey Anadolu fayı ile ilişkilerinin olmadığı ve bunların münferit faylar olduğu anlaşılmaktadır.

Kocaeli’yi ilgilendiren en büyük tehlike Kuzey Anadolu fayının orta kolu üzerinde bulunan Gemlik-Bandırma arasındaki bölgede oluşacak büyük bir depremden kaynaklanıyor. Burada 2006 yılında 5.2 büyüklüğünde, 2013 yılında da 4.6 büyüklüğünde iki deprem oluşmuştu. Fakat bölgede çok büyük bir deprem 1895’ten bu yana yaşanmadı. Bu nedenle burada 7 ve üzeri bir deprem beklenmiyor. Bu depremin süresi de doldu. Bu depremin olması durumunda Gemlik düzlükleri haritadan silinecek.

Bu deprem Kocaeli’yi nasıl etkiler?

Burada oluşan depremden çıkacak dalgalar Kocaeli’de zayıf zemin koşullarına yakın bölgelerde ve 1999 depreminde projesine uygun onarılmayan yapılarda büyük hasar oluşturacaktır. İstanbul’da oluşacak depremin Kocaeli’yi nasıl etkileyeceğine bakacak olursak, İstanbul’da deprem Silivri ve Büyükçekmece önlerinde Kuzey Anadolu fayının batı kısmında veya Adalar fayı üzerinde olma ihtimali yüksek. Buralarda oluşacak 7 ve daha fazla büyüklükteki bir depremlerden çıkacak uzun periyotlu dalgalar Kocaeli’de alüvyon zeminlerdeki binalarda ve ayrıca leylek bacak dediğimiz iş yeri amacıyla ilk kat kolonları yüksek tutulan binalarda kesme hareketi yaparak hasarın ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Size göre Kocaeli’deki yapılarda uygulanan denetimler ve alınan önlemler yeterli mi?

Şu anda Kocaeli’de yapılan yapılar yapı denetim şirketleri tarafından denetleniyor. Bu şirketlerin görevlerini çok titizlikle yapmaları gerekiyor. Binaların muhakkak 2007 şartnamesine göre yapılması gerekli. Ayrıca beton firmaları kullandıkları kuyu sularını çok iyi tahlil ettirmeli, içerisindeki tuz seviyesinin olmadığından emin olmalılar. Suyun içerisinde az miktarda da olsa tuzun bulunması beton içinde yer alan donatıların kısa zamanda paslanmasına de dayanımını yitirmesine neden olacaktır. Ayrıca beton mikseri şoförlerinin mikserin içini yıkarken suyun tamamen tahliye olduğunu görmeleri gerekmektedir. Aksi taktirde mikser içinde su bulunması durumunda taşınan betonun dayanımı düşmektedir.

Son günlerde Kocaeli genelinde etkili olan sağanaklar nedeniyle birçok istinat duvarı yıkıldı. Sizce bunun nedeni nedir?

Yapıları denetleyen belediyelerin kontrolleri çok sıkı tutmaları ayrıca önemlidir. Bölgemizde özellikle heyelan ve eğimli alanlarda yapılan istinat duvarlarının projelerine uygun olmadığı gözleniyor. İstinat duvarları genellikle kil zemin üzerine inşa edilmektedir. Yağışlı havalarda ıslanan kil sabun gibi kaygandır ve istinat duvarını kaydırmaktadır. Bu nedenle istinat duvarları yapılmadan önce duvar yapılacak zeminin araştırılması ve duvarların killi zeminin altına indirilmesi, eğer bu yapılamıyorsa kazıklı sisteme geçilmesi hasarların azaltılmasında önem kazanmaktadır.

Gazetemiz tarafından düzenlenen ‘Doruktakiler 2016’ değerlendirmelerinde ‘Yılın Bilim İnsanı’ kategorisinde ödüle layık görüldünüz. Neler söyleyeceksiniz?

Benim için büyük gurur vesilesidir. ‘Yılın Bilim İnsanı’ seçilmemden dolayı çok memnun oldum. Böyle bir sonuç, bizler için de teşvik edicidir. Çalışmalarımızı dikkate alarak bizleri aday gösteren Kocaeli Gazetesi ailesine, seçilmemizi sağlayan büyük jüri üyelerine şükranlarımı sunarım.